23.12.2025•Güncelleme: 23.12.2025
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde Din Psikolojisi alanında yüksek lisans yapan Mehmet İlhan, söyleşide yüz okuma sanatı olarak bilinen İlm-i Simâ geleneği hakkında bilgiler verdi. İlhan, insan yüzündeki belirli hatların karakter özellikleriyle ilişkilendirildiğini ifade etti.
“Feraset bir devlet aklı olarak görülüyordu”
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde feraset ilminin yalnızca bireysel bir ilgi alanı olmadığını, devlet yönetiminde de önemli bir yer tuttuğunu belirten Mehmet İlhan geçmişte kadıların ve devlet yöneticilerinin insanları simalarından tanımaya yönelik değerlendirmeler yaptığına değindi. Söyleşide yüzün farklı bölümlerinin karakter özellikleriyle ilişkilendirildiğini belirten İlhan, alın yapısının zihinsel süreçler ve idrak kapasitesiyle, burun yapısının güç ve irade ile, çene yapısının ise kararlılıkla ilişkilendirildiğini ifade etti. Dudakların iletişim ve duygusal yapı hakkında değerlendirmelerde bulunmaya imkân verdiğini belirten İlhan, bu yaklaşımların geleneksel kaynaklara dayandığını aktardı.
Bilimsel yaklaşımlar da paylaşıldı
Konuşmasında modern yaklaşımlara da yer veren Mehmet İlhan, nöro-fizyonomi kavramına değinerek, beynin yüz algılama sürecinde farklı bölümler arasında gerçekleşen bilgi akışını anlattı. Yüz asimetrisinin algısal düzeyde farklı etkiler oluşturabildiğini belirten İlhan, bu konunun psikoloji ve nörobilim alanlarında ele alındığını ifade etti.
Söyleşide ayrıca bazı tarihi şahsiyetlerin yüz hatlarına ilişkin örnekler paylaşıldı. Fatih Sultan Mehmed ve Mustafa Kemal Atatürk’ün portreleri üzerinden yapılan değerlendirmelerde, yüz hatlarının karakter ve liderlik özellikleriyle ilişkilendirildiği aktarıldı. Söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona ererken, etkinlik sonunda Mehmet İlhan tarafından “El Çizgilerini Okuma Sanatı” adlı kitabı imzalandı.