AnaHaber Logo
hamburger-menu
KÜLTÜR SANAT

6. Uluslararası Piyano Günleri’nde “Sesin Bedeni” resitali

22.10.2026•Güncelleme: 22.10.2026
6. Uluslararası Piyano Günleri’nde “Sesin Bedeni” resitali
Zeliha Köseler

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Piyano Anasanat Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Piyano Günleri kapsamında, “Boratav Project / Sesin Bedeni” iki piyano doğaçlama resitali gerçekleştirildi. Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda düzenlenen resitalde besteci ve piyanistler Emre Dündar ile Mehmet Ali Uzunselvi, doğaçlama müziğin olanaklarını dinleyicilerle buluşturdu.

Resitale Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümünde uzun yıllar görev yapan Prof. Dr. Hülya Tarcan, öğretim elemanları, öğrenciler ve çok sayıda sanatsever katıldı.

Doğaçlama ve bestelenmiş seslerin buluşması

2007 yılında Emre Dündar ve Mehmet Ali Uzunselvi tarafından kurulan Boratav Project, sanatçıların birlikte ya da ayrı ayrı gerçekleştirdikleri serbest doğaçlama performanslarını ve bu performanslardan elde edilen ses malzemeleriyle ürettikleri elektroakustik yapıtları kapsayan bir çalışma ortaklığı olarak öne çıkıyor. Adını halk edebiyatı araştırmacısı Pertev Naili Boratav’dan alan proje, anlatı geleneklerindeki doğaçlama eylemine ve anlık üretim sürecine gönderme yapıyor.

“Sesin Bedeni” başlıklı performans önceden planlanmış ses yapılarıyla performans sırasında ortaya çıkan doğaçlama ses olaylarının bir araya gelmesi üzerine kuruldu. Piyanonun ses dünyasına elektronik klavyelerde depolanmış özgün ses malzemelerinin de eşlik ettiği resitalde, bestelenmiş veya yarı bestelenmiş kurgular ile iki sanatçının anlık kararları doğrultusunda şekillenen müzikal bir yapı ortaya çıktı.

İki piyanodan tek bir ses bedeni

Projenin çıkış noktasını ve “sesin bedeni” kavramını açıklayan Emre Dündar iki çok sesli enstrümanla doğaçlama yapmanın belirsizlikler ve riskler barındırdığını belirtti. Dündar, bu yaklaşımı şu sözlerle anlattı: “İki çok sesli enstrümanın beraber doğaçlama yapması riskli bir yapı oluşturuyor. Aynı canlı bir organizma gibi her an ölebilme, yaralanma, sakatlanma riskiyle karşı karşıya olan bir ikiliği var ediyor. Biz bu ikilikten bir ses bedeni üretmek için bir improvizasyon çalışması yapıyoruz. Bir bedenin hayat içerisinde her an ölümün, yaralanmanın kıyısında olması metaforuyla bağlı olarak yaşamla ve müzikle ilişkili bir doğaçlama çalışması.”

Mehmet Ali Uzunselvi ise iki piyanonun etkileşimini bir bedenin oluşumuna benzeterek kavramı şöyle açıkladı: “İki farklı uzvun bir bedeni meydana getirmesi gibi o beden bir süre sonra beynin tek bir komutuyla ortak hareket ediyor. Dolayısıyla birbirini bazen tamamlayan, bazen birbirini kışkırtan iki karaktere dönüşüyor.”

Anlık çağrışımlar ve zihinsel mücadele

Doğaçlama sürecinde sanatçıların birbirlerinin fikirlerini takip etmesi ve geliştirmesi yüksek konsantrasyonun yanı sıra karşılıklı etkileşim ve sezgisel kararlar gerektiriyor. Sahnedeki iletişimin hızlı bir zihinsel mücadeleye dayandığını belirten Emre Dündar süreci şu sözlerle ifade etti: “Her şey konsantrasyonla ilgili. Tek malzememiz karşı tarafın ne yapacağına dair bir öngörüde bulunup sezgilerimize güvenip onun yarattığı bir fikri takip etmek için sürekli hızlı bir zihinsel mücadele içinde bulunmak. İşin doğasında kaza yapmak da var; keyifli kısmı da biraz bu.”

Mehmet Ali Uzunselvi de doğaçlamanın anlık çağrışımlar ve karşılıklı yanıtlar üzerinden ilerlediğini vurgulayarak sanatçılar arasındaki tanışıklığın ve müzikal uyumun önemine dikkat çekti. Uzunselvi “Bir tür anlık çağrışım gibi; birinin diyaloğu başlatması, diğerinin ona cevap vermesi. Birbirinizi tanıyan iki kişiyseniz o öngörünün ihtimalleri çok daha tutarlı bir zemine oturuyor.” dedi.

Belirsizlikten doğan müzikal uzlaşma

Doğaçlamanın önceden bütünüyle belirlenemeyen yapısı, sanatçıların farklı refleksleri ve birikimleri arasında ortak bir müzikal yol bulmasını gerektirdiğini belirten ve bu süreci bir uzlaşma arayışı olarak değerlendiren Emre Dündar müziğin o anın koşullarıyla şekillendiğini belirterek şunları söyledi: “İki tarafın farklı refleksleri ve birikimleri içerisinde bir ara yol bulmaya çalışıyoruz aslında müzikal yoldan bir uzlaşma çabası. Önceden çok iyi planlanmış bir müziği ortaya çıkarmak amacını gütsek de o anın koşullarına, atmosferine ve biraz da şansa bağlı tarafları var.”

Mehmet Ali Uzunselvi ise doğaçlama sırasında beklenmedik biçimde ortaya çıkan seslerin zamanla müziğin bir parçasına dönüşebildiğini ifade etti. Uzunselvi “O kazalar tekrar edildiği zaman doğaçlamanın asli unsuru gibi olabiliyor. Siz kaza olduğunu biliyorsunuz ama seyirci onu yeni bir fikir olarak algılıyor.” sözleriyle bu sürecin müzikal yaratıcılığa katkısını anlattı.

Dinleyici de müzikal sürecin bir parçası

Resitalin dinleyicilerle kurduğu ilişkiye değinen Emre Dündar müzik aracılığıyla farklı deneyimlerin paylaşılmasının ve ortak bir anlayış arayışının önemini vurguladı. Dündar “Burada iyi ya da kötü bir deneyimi paylaşmak ve aktarmak gerekiyor. Bu deneyimi paylaşırken insanların hayal dünyalarına var olabilecek bir uzlaşma çabasına dair bir öneri oluşturmuş oluyorsunuz.” dedi.

Mehmet Ali Uzunselvi ise dinleyicilerin varlığının performansın gelişiminde etkili olduğunu belirterek “Seyircinin olması bir nevi otokontrol getiriyor ve mekanizmayı diri tutuyor. Konser sonrasında dinleyicinin katkı sunması, bu performansın seyirciyi de sürecin bir parçası olmaya davet eden taraflarını gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Resitalin sonunda Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Oytun Eren tarafından Emre Dündar ve Mehmet Ali Uzunselvi’ye teşekkür belgesi ve çiçek takdim edildi.

Fotoğraf Galerisi

photo_6ad92c1db2086.jpg
photo_6ad92bb163030.jpg
photo_6ad92bc75488a.jpg
photo_6ad92be8e7fea.jpg
photo_6ad92bf6d924a.jpg
photo_6ad92c06dde7b.jpg
photo_6ad92c3dc98e7.jpg
photo_6ad92c7722997.jpg
photo_6ad92c87143de.jpg
photo_6ad92cc6cef13.jpg
photo_6ad92cdf6383c.jpg
photo_6ad92d0ebbfd2.jpg
6. Uluslararası Piyano Günleri’nde “Sesin Bedeni” resitali | AnaHaber