Dünya Sanat Günü: İlhamın, hafızanın ve yaratımın izinde
Dünya Sanat Günü, insanın kendini ifade etme arzusunun en yalın ve en derin hâline dokunduğu bir eşiktir. Renklerin sustuğu yerde çizgiler konuşur, formlar görünmeyeni fısıldar. Sanat; yalnızca gözle algılananı değil kalpte yankılananı da görünür kılan, zamana direnen bir hafızadır. Bazen tek bir fırça darbesinde, bazen yarım kalmış bir eskizin sessizliğinde saklıdır insanın var oluşuna dair en hakiki izler. İşte bu anlamlı günün ruhunda, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Duygu Kahraman; sanatın izini, ilhamın derin kaynaklarını ve genç sanatçılara uzanan o uzun, sabırlı yolculuğu anlattı.
15.04.2026•Güncelleme: 15.04.2026
“Sanat, benim en güçlü var olma anlamımdı”
Sanat sizin hayatınıza ilk ne zaman “ben buradayım” dedi? O ilk kıvılcımı biraz bizimle paylaşır mısınız?
Sanat, benim hayatımda aslında çok erken yaşlarda yerini aldı. Kendimi bildim bileli elimden kalemim, boyalarım hiç eksik olmadı. Bu anlamda oldukça şanslı bir çocuktum. Annem ilgimi ve yeteneğimi fark edip beni sık sık galerilere, sergilere götürürdü. Orada eserleri büyük bir merak ve hayranlıkla inceler, eve döndüğümde aklımda kalanları yeniden çizmeye çalışırdım. Elime ilk fırçayı aldığım andan itibaren ne yapmak istediğim hep çok netti diyebilirim. Sanat, benim için hiçbir zaman sonradan seçilmiş bir yol olmadı. Sanat, hep içimde olan en güçlü var olma anlamımdı.
“Öğrencilerdeki merak ve şaşırabilme hâli umut veriyor”
Bugün güzel sanatlar fakültelerindeki öğrencilere baktığınızda sizi en çok heyecanlandıran ya da umutlandıran şey ne oluyor?
İçlerindeki o saf merak ve tutku diyebilirim. Bence bir sanatçının hayatı boyunca kaybetmemesi gereken en önemli duygulardan biri “şaşırabilme” hâlidir. Doğa zaten başlı başına insanı sürekli şaşırtan, ilham veren bir kaynaktır. Öğrencilerde o pırıltıyı, keşfetme isteğini ve heyecanı görmek bana her daim umut veriyor.
“Kaygı, yolun bir parçasıdır”
Sanat eğitimi alan öğrenciler zaman zaman “yeterince iyi miyim?” kaygısı yaşayabiliyor. Siz böyle hisseden bir öğrenciye ne söylemek isterdiniz?
Bu kaygı aslında yolun gerekliliği ve bir parçasıdır. Hayatınız boyunca kendinize bu soruyu soracak ve en iyiye, en güzele ulaşmak için çaba göstereceksiniz. Sanatın gizemi denemekte, tekrar etmekte ve gerektiğinde korkmadan bozup yeniden başlamakta yatar. Her hata ve tekrar sizi daha özgür, daha cesur ve daha yaratıcı kılar.
“Teknikten önce hayal gücü gelir”
Sizce bir sanat öğrencisinin teknik beceriden önce mutlaka geliştirmesi gereken en temel özellik nedir?
Hayal gücünü sürekli besleyebilme yeteneğidir. Hayal gücü sadece kendi iç dünyamızdan değil; edebiyat, sinema, müzik ve doğa gibi farklı disiplinlerden, kültürden, toplumdan ve yaşadığı çevreden beslenerek güçlenir. Öğrencinin merakla ve tutkulu bir şekilde dünyayı gözlemlemesi, farklı alanlarla kendini sürekli etkileşim içinde tutması gerekir.
“Yapay zekâ bir araçtır, sanat ise insanın ifadesidir”
Günümüzde yapay zekâ ve dijital üretimler çok konuşuluyor. Genç sanatçılar bu dönüşümü nasıl okumalı? Bu durum bir tehdit mi, yoksa yeni bir ifade alanı mı?
Genç sanatçılar bunu bir tehdit olarak görmek yerine bir araç olarak görmeli ve yaratıcı süreçlerinde kullanmayı öğrenmelidir. Yapay zekâ, üretimde farklı deneyler yapmayı ve yeni görsel alternatifler geliştirmeyi mümkün kılıyor. Ancak sanat temelde insani bir deneyimdir. Biz hayal kurar, empati yapar, duygularımızla eserler üretiriz. Yapay zekâ ise hayatla empati kuramaz. Bu anlamda yapay zekâ bir araç olabilir ama gerçek ifade hâlâ insanın hayal gücünden, duygularından ve deneyiminden doğar.
“İlham, canlı tutulması gereken bir ateştir”
İlham her zaman aynı güçte gelmeyebiliyor. İlhamın azaldığı dönemlerde üretmeye devam edebilmek için öğrenciler nasıl bir yol izlemeli?
Öğrencilerin izlemesi gereken yol, hayal güçlerini sürekli canlı tutmak. Hayal gücü bir ateş gibidir dolayısıyla o kıvılcımı körüklemezseniz söner gider. Bu ateşi canlı tutmak için farklı disiplinlerden beslenmek, okumak, gözü eğitmek ve güzeli fark etmek gerekir.
Genç sanatçılara 3 güçlü tavsiye
Son olarak, Dünya Sanat Günü vesilesiyle öğrencilerinize vereceğiniz üç kısa ama güçlü tavsiye ne olurdu?
Denemekten vazgeçmeyin. Her gün yeni bir şey öğrenin. Gözlemleyin, hissedin, merak edin.