
Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde “Türkiye’de Psikanaliz ve Psikanaliz Eğitimi ile İlişkisi” başlıklı konferans düzenlendi. Prof. Dr. Şefik Yaşar Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Pınar konuşmacı olarak katıldı. Konferansta çok sayıda öğrenci ve akademisyen yer aldı.
Doç. Dr. Pınar: “Eğitimin amacı tek tip kalıplar dayatmak olmamalıdır”
Konferansta psikanalitik kişilik kuramlarının erken çocukluk eğitimi üzerindeki etkilerini ele alan Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yunus Pınar sanatın çocukların dünyasındaki dönüştürücü ve ifade edici gücüne dikkat çekti. Çocukların çizimlerinin iç dünyalarını yansıttığını belirten Doç. Dr. Pınar yetişkinlerin estetik ölçütlerinin çocukların ifade biçimlerini sınırlandırmaması gerektiğini vurguladı.
Çocukların sanatsal üretimlerinin yalnızca biçimsel ve teknik ölçütlerle değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Pınar “Erken çocukluk döneminde çocukların çizimleri, salt biçimsel ve teknik kompozisyon kaygısıyla üretilen işler değildir, içsel ve primitif dünyalarının dışavurumudur. Okul öncesi dönemdeki bir çocuğun çizimlerini yetişkin estetik normlarıyla yargılamak Salvador Dalí’nin eriyen saatlerine bakıp ‘Düzgün çiz’ demekle eş değerdir. Andrea Bender’in ‘Die Hohe Reitschule (Es, Ich, Über-Ich)’ tablosunda gördüğümüz baskıcı ve cezalandırıcı süperego figürü gibi otoriter yönlendirmeler çocuğun ifade alanını köreltir. Eğitimin amacı, bireyin yaratıcı potansiyelini elinde kırbaçla tek tip kalıplara zorlamak değil, özgürce keşfetmesine ve kendini ifade etmesine imkân tanıyan kapsayıcı bir ortam sunmaktır.” dedi.
Psikiyatri tarihi ve eleştirel düşüncenin önemi vurgulandı
Konferansta Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki darüşşifalardan modern kliniklere uzanan psikiyatri tarihi de ele alındı. Halep, Amasya, Sivas ve Edirne gibi merkezlerde su sesi ve müzik eşliğinde uygulanan terapi yöntemlerinin erken dönem sağaltım uygulamaları arasındaki yeri üzerinde duruldu. Cumhuriyet döneminde ise Dr. Mazhar Osman öncülüğünde kurulan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin ergoterapi temelli kurumsal yapısına değinildi.
Bilimsel üretimde Kartezyen şüphe ve eleştirel aklın önemine de dikkat çeken Doç. Dr. Pınar araştırmacıların ve öğrencilerin olayları dogmatik bir yaklaşımla değerlendirmek yerine sorgulayıcı bir bakış açısıyla ele almaları gerektiğini ifade etti.
Konferans soru-cevap bölümünün ardından Doç. Dr. Yunus Pınar’a teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.
![]()

