AnaHaber Logo
hamburger-menu
KAMPÜS

Edebiyat Fakültesinde Çanakkale’nin bilinmeyen yüzü anlatıldı

27.03.2026•Güncelleme: 27.03.2026
Edebiyat Fakültesinde Çanakkale’nin bilinmeyen yüzü anlatıldı
Sıla Yağmur Yıldız

Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından, Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonu’nda “Çanakkale Şehitlikleri ve Anıtları” konulu konferans düzenlendi. Konferansta, Çanakkale Savaşları’na dair saha çalışmaları, savaş kalıntıları ve şehitlik alanlarına ilişkin bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Çanakkale Savaşları’nın izleri, şehitlikler ve anıtların tarihsel arka planının ele alındığı etkinliğe Prof. Dr. Burhan Sayılır konuşmacı olarak katılırken, öğretim üyeleri ve öğrenciler de yoğun katılım gösterdi.

Prof. Dr. Sayılır: “Batak Ovası antik dönemde nekropol alanıydı”

Konuşmasına yürüttükleri kazı çalışmalarını anlatarak başlayan Prof. Dr. Burhan Sayılır, Kumkale bölgesinde yer alan ve geçmişte mezarlık olarak kullanılan alanın tarihsel önemine dikkat çekti. Sayılır, şu ifadeleri kullandı: “Bir yıl boyunca üzerinde çalıştığımız, 1500’lü yıllardan itibaren mezarlık olarak kullanılan bir Türk mezarlığı burası. Antik dönemlerde nekropol olan Batak Ovası olarak bilinen bu alan, uzun süre kurutulmaya çalışılmış bir bölge. Savaş sırasında askerlerimiz bu ovaya ulaştığında sığınabilecekleri tek yer mezarlıktı. Askerlerimiz gece vakti bu araziye geldiklerinde siperler açmaya başladı. Mezar taşlarının büyük bölümünde kurşun izleri bulunuyor. Top mermileri nedeniyle birçok mezar da zamanla toprağın altına gömüldü.”

Prof. Dr. Sayılır: “Şehitlikler zamanla şekillenen bir anlayışın ürünüdür”

Konuşmasının devamında şehitliklerin oluşum sürecine değinen Sayılır, savaş sonrası mezarlık düzenlemelerine ilişkin süreci aktardı. Sayılır, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çanakkale Savaşları’nın ardından İngilizler mezarlıklarını belirli bir sistemle inşa etti. Mezarlıkları askerlerinin son bulunduğu noktalara göre konumlandırdılar. Bu süreçte farklı coğrafyalardan getirilen askerler mezarlık yapımında da kullanıldı. Bizde ise zamanla bu anlayıştan etkilenilerek şehitlik düzenlemeleri yapıldı. İngilizlerin 1924’te tamamladığı mezarlıklar örnek alınarak bazı düzenlemeler gerçekleştirildi. Bu anlayış özellikle 1990’lı yıllarda yaygınlaştı.” Konferansta ayrıca şehitliklerin yalnızca anıt yapılar olmadığı, aynı zamanda savaşın izlerini taşıyan önemli tarihsel belgeler olduğu vurgulandı. Yürütülen saha çalışmalarıyla hem mezar taşlarının korunmasına hem de tarihsel verilerin gün yüzüne çıkarılmasına katkı sağlandığı ifade edildi.

Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Fotoğraf Galerisi

DSC_9304.JPG.jpg
DSC_9295.JPG.jpg
DSC_9314.JPG.jpg
DSC_9316.JPG.jpg
DSC_9320.JPG.jpg
Edebiyat Fakültesinde Çanakkale’nin bilinmeyen yüzü anlatıldı | AnaHaber